• Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • "Görmedikleri hâlde Rablerinden korkanlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır. Sözünüzü gizleyin, yahut onu açığa vurun; (fark etmez). Şüphesiz Allah, sinelerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir. Yaratan bilmez mi? O, en gizli şeyleri bilir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır."(Mülk, 12-14)
  • "Her kim aşura gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder."(et-Tergîb ve'l-Terhİb 2/116)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:24Güneş 06:51Öğle 13:17İkindi 16:44Akşam 19:30Yatsı 20:50
    • 5°C Kocaeli
    • 8°C İstanbul
    • 9°C Ankara
    • 9°C Rize
  • BIST: 90.383 0.69
  • Altın: 144,409 -0.77
  • Dolar: 3,6117 -0.38
  • Euro: 3,9021 -0.23

Türkiye’ye Başkandan Ziyade İslam Dünyasına Bir Baş Lazım

Ahmet ÇİÇEK

Müslüman olmak başka, mümin olmak başkadır. Müslüman olmak bir okulu kazanmak, ona kayıt yaptırmak gibidir. Mümin olmak ise o okulun neticesinde başarılı bir diploma almaktır. Okulun hakkını verdiğini gösterir noktaya gelmektir.

Hucurat suresinin 14. ayetinde: “Bedevîler ‘Biz Mümin olduk’ dediler. De ki: Siz iman etmediniz, ama ‘Müslüman olduk’ deyin. Henüz iman kalplerinize yerleşmedi.” der. İnancımızda adını sıklıkla telaffuz ettiğimiz ancak içerik manasını ihmal ettiğimiz iman, mümin gibi ifadeler emin olmak, emniyetli olmak, emniyette olmak temellerinde durur.

İslam dininin Peygamberi daha Peygamber olmadan dahi Muhammedü’l-Emin sıfatıyla anılırdı ki bu hal onun her daim Mümin olduğunun kayıtlara geçmiş halidir. Bir insan Mümin ise elinden, dilinden, fikrinden, nefsinden diğer bütün insanlık emindir, emniyettedir. Çünkü Mümin iyiliğin, güzelliğin, doğrunun yanındadır… Çünkü Mümin kötülüğün, çirkinliğin, yanlışın karşısındadır. Yüce Kur’an Mümini böyle tarif eder. Bir belde Mümin beldesi ise o belde emin bir beldedir. Yardım eli, tatlı dili, hüsnüniyeti ve emin iffeti ile huzur ve refah ordadır. Oraya selam veren herkes cennet insanlarıyla buluştuğunu hisseder.

Olması gereken bu iken gelgelelim şimdi bize…

Bugün yaşadığımız coğrafya üzerinde bizden olmayanların sinsice ama ustalıkla dokunuşları neticesinde şifrelerimiz çözülmüş. Emniyet limanlarımız bir bir yıkılmış. Bizden olmayanların alkışlarıyla gladyatörler gibi kardeşler gırtlak gırtlağa kardeş etiyle beslenir olmuş.

Yüzyıllardır birlikte yaşadığımız topraklarda biz olmayı öğrenmişken şimdi sen’i ben’i öğretmişler. Kör gözlerimiz, sağır kulaklarımız bilmez ki bizden olmayanlar kendi içlerinde bizdir. Senden benden istifade edip yol buluyorlar. Tabi her laneti bizden olmayanlara okuyacak değiliz. Hep suç bizden olmayanlarda değil, bizi yakıp yıkan bir nazar vardır. Bizdenmiş gibi görünenler var. Hatta tohumu bu toprakta olduğu halde bizden olamayanlar var. Satılmışlar var. Sahtekârlar var. Ismarlanmışlar var. Yetiştirmeler var. Hâsılı her koldan taarruz halindeler.

Kur’an’da Mümin olmanın çerçevesi net bir şekilde çizilmiş olduğu halde her güruh Müminlik tarifiyle kimi üstüne bomba giyip meydanlarda kendini infilak ettiriyor. Kimi silah elinde ötekileştirdiklerini kâfir diye itham edip tetiğe dokunmakta, insanlık dışı yöntemlerle canlar alıyor… Kimi hurafeleri toplayıp yedirebildiği kadarıyla din buyruklarının aslını tahrifle meşgul… Kimi din ticaretine kapılmış, ahiretini kazanmaya çalışanlardan ne kadar kazanabilirim’in derdinde. Kimi inanç sömürüsüyle mankurtlaştırdığı kalabalıklardan edindiği güçle nizama kendi çıkarınca ayar vermekte, sinsilik peşinde… 

Kim bunlar? Kendini hak, gayrısını batıl bilen bu güruhlar kim?

Biz Müslümanız derler… Dinimiz kullarına “Ben Müslümanım diyene kâfir deme.” diyor. Bu husus kalbi bir şey… Mutlak bilgi Allah’a ait. Evet de Müslümana baksan tarif yanlış, tarife baksan Müslüman yanlış… Şimdi çık işin içinden. Fakat bu açık münafıklığın, fitnenin hâsılı bütün kötü emellerin de kapısı olmuş. Hele günümüzde kim kime dumduma. Her çeşit melanet alkış buluyor. Adam İslam adını kullanarak İslam ve insanlık dışı her haltı yiyor. Değil cenneti kazanmak, dünyayı cehenneme çeviriyor. Bir de ya kılığını ya da kılıfını uydurarak pişkin pişkin İslam adına yaptım demiyor mu?

Bu pervasızlığın bir başka sebebi daha var: Başsızlık… Başsızlık… Başsızlık…

Türkiye’ye başkandan ziyade İslam dünyasına bir baş lazım… İslam dünyasının sesini duyan bir kulağa, kulakları tek ama doğru, tek ama güzel, tek ama iyi olanı işiteceği güçlü bir sese ihtiyacı var. Güçlü bir otoriteye ihtiyaç var.

Bizden olmayanlar o başı bizden almadan İslam coğrafyasında istedikleri gibi ameliyat yapamazlardı. Aldılar ve yaptılar. O menfur güruhlar o başı bizden almadan her bir pisliği İslam’ın içine sokuşturamazlardı. Aldılar ve sokuşturdular. Zaman kirletilmiş İslam’ı, kirlettiğimiz İslam’ı tarifteki mümin sıfatlarla yiğit düştüğü yerden kalkar misali yeniden baş tacı yapma zamanı, küllerden yeniden hisar yapma zamanı…

İslam’ı Müslüman adını kullananlar batırdı, adı Mümin olanlar kurtaracak inşallah… Allah’ın Nusret eli üzerimizden eksik olmasın…

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Milli Hakimiyet | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim