• Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • "Görmedikleri hâlde Rablerinden korkanlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır. Sözünüzü gizleyin, yahut onu açığa vurun; (fark etmez). Şüphesiz Allah, sinelerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir. Yaratan bilmez mi? O, en gizli şeyleri bilir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır."(Mülk, 12-14)
  • "Her kim aşura gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder."(et-Tergîb ve'l-Terhİb 2/116)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:14Güneş 06:42Öğle 13:15İkindi 16:46Akşam 19:35Yatsı 20:57
    • 3°C Kocaeli
    • 11°C İstanbul
    • 12°C Ankara
    • 10°C Rize
  • BIST: 89.282 0.01
  • Altın: 145,897 -0.74
  • Dolar: 3,6363 -0.49
  • Euro: 3,8917 -0.97

Eşkıya Mahalleye Muhtar Olamaz, Nerde Kalmış Dünyaya Hükümdar

Ahmet ÇİÇEK

“Düşman geldi tabur tabur dizildi

Alnımıza kara yazı yazıldı

Tüfek icat oldu mertlik bozuldu

Eğri kılıç kında paslanmalıdır”

Ey güzel kardeşlerim!

Köroğlu’nun bu dizelerinden hususen “Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu” dizesini

güncellemek isterim.

Hiç kuşku yok ki muharebeler tarihinde en merdane savaş usulü göğüs göğüse olanıdır.

Ama ben size daha da ötesinden haber vereyim: Muharebenin şahı, düşmanın sayı ve

teçhizatına aldırış etmeden, sağına ya da soluna bakmadan düşmana korku salan heybetiyle

meydana çıkıp kazanılmış zaferin ta kendisidir. Kağnının kamyonu yendiği destansı

muharebelerden Bedir böyledir, Mute böyledir, Malazgirt böyledir, Çanakkale böyledir, Milli

Mücadele böyledir…

Namertçe savaşın bir örneği, haklı gerekçeler olmadığı halde emperyalist emellerle

savunma gücü zayıf tarafa insafsız silah ve yöntemlerle taarruz halidir. Ki daha da namert

olanından haber vereyim mi? Güç devşirmek, rant oluşturmak, fesat çıkarmak gibi pis ve ucuz

çıkarlar sebebiyle kendi bölgesi ile ilintili olmayan coğrafyalarda aralarında kardeşlik hukuku

olan insanlar arsında ikilik çıkartıp ellerine silahlar tutuşturarak kardeş kanı üzerinden suya

sabuna dokunmadan oturdukları koltuklardan yönetilen savaşlar -savaşlar demeyelim

katliamlar daha münasip- en namert olanıdır işte. Bugün kıymetli toprakların mukim

insanlarının yaşadığı Müslüman coğrafyasında maalesef bu türden örnekler çok…

Namertliğe bir başka örnek daha… Meydana çıkma cesareti olmadığı halde, makul

hiçbir haklı gerekçeleri olmadığı halde türlü desiselerle, kirli ilişki ve bağlantılarla, kara

finans kaynaklarıyla sinsice, kahpece yöntemler kullanıp saklanarak, kaçarak, masumlarla

kendilerini perdeleyerek meydanda duran, gel ben buradayım diyen güce karşı

sürdüregeldikleri son devirlerde yaygınlaşan en namert yöntem: TERÖR.

Terör, namertçe bir yoldur ama daha da vahim çeşidi ise; sözde siyasi iradeye gözdağı

vermek, halkta panik havası oluşturmak, ekonomik akımı sekteye uğratmak, varlık

propagandası yapmak gibi haysiyetsiz emeller pahasına sivil, masum insanlara yönelik terör

vakalarıdır. Ve bu vesile ile dünkü menfur olayda hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet,

yaralılarımıza acil şifalar dilerim. Milletçe başımız sağ olsun.

Misalleri somutlaştıralım biraz…

PKK Türkiye’de, PYD-YPG Irak ve Suriye’de, IŞID-DEAŞ Irak, Suriye, Lübnan, Mısır

gibi ülkelerde terör faaliyetleri yürütmektedirler.

Meseleye uluslararası perspektiften baktığımızda emperyalist efendilerce lobi

faaliyetleri kayıtsız şartsız desteklenen iki devlet istesem sizden ne dersiniz? Ermenistan ve

İsrail dediğinizi duyar gibiyim…

Evet sevgili kardeşlerim. Türkiye’nin Lozan’dan beri el değmemiş hazinelerine sahip

olabilmek için Büyük Ermenistan projesini hayata geçirmek isteyen emperyalist efendiler

PKK terörünü ülkemize musallat etmiş durumdalar. Kırk yıldır sözde haklarını savundukları

Kürt halkını sömürüp yoksullaştırdılar, Türkiye Cumhuriyetinin ise ayaklarına pranga oldular.

IŞID-DEAŞ ise İsrail’in bölgedeki rolünü güçlendirecek Büyük Ortadoğu Projesinin

coğrafyasında cirit atıyor. Türkiye’nin ve son dönemlerde Arabistan’ın oyunbozan hamleleri

olmasaydı şimdilerde bu projenin çok daha somut halini görebilirdik. Özellikle Türkiye’nin

dik duruşu, özgüveni, onca mânialara rağmen istikrarlı yükselişi sayesinde önce susturulmuş

ve sindirilmiş İslam ümmetinin dirilen ruhu ve sonra Balkanlar’da, Kafkaslar ’da, Ortadoğu

ve Uzakdoğu’da olgunlaşan Türkiye liderliğindeki müttefiklik hukuku bu coğrafyada

alışılagelmiş serbest ameliyatlara imkân vermiyor.

Terör, özellikle SSCB’nin dağılmasından sonra sıklıkla başvurdukları yeni bir model.

Dolayısıyla çabucak bu modelden vazgeçemiyorlar. Tahrir’den sonra Gezi olaylarıyla

Türkiye’de de teşebbüste bulundukları sosyal medya modeli gibi yepyeni bir model daha gün

yüzüne çıkmış durumda fakat sosyal medya alışkanlığı zayıf bölgelerde terör daha tercih

edilir gibi geliyor efendilere.

Ey güzel kardeşlerim… Bilin ki terör ile eşkıyalık ile mahalleye dahi muhtar olunmaz…

Şimdi bu yaz dönemlerinde sivrisinekler gündemimizdedir zaten, hatırlatmaya gerek yok.

Terör işte o sivrisinektir. Gece rahat bir uyku çekeceksiniz lakin o sivri sizi uyutmaz.

Asabınızı bozar… Onu alt etmek için her yolu dener, her yeri aydınlatırsınız ama o bir şekilde

kendini kamufle etmiştir. Yatarsınız, kahpece ısırır sizi yine. Gafil bir anında duvara

yapıştırırsınız neticede. Bu defa daha keyifle uzanırsınız yatağa. Fakat o da ne… Yeni bir tane

daha… Öfkeniz o odaya sığmaz ve terk edersiniz odayı.

Ama bilin ki o oda sineğin olmaz. Gelir başka bir efendi yatar sizin yatağınıza…

Kürt Kardeşlerime samimane dört sorum var:

Yeri ve nizamı belli olan Türkiye Cumhuriyetinin ordusuna karşı sözde meydan

okuduğu halde tıpkı sivrisinek gibi pısırıkça, korkakça, kahpece saklanarak, kaçarak

varsayalım ki emellerine ulaştılar. Sorularım gelsin şimdi;

1. Meydana çıkmaya bile cesareti olmayan bu eşkıyalar size şerefli bir yurt ve gelecek

verebilir mi?

2. Bu eşkıyalara her tülü desteği veren o yüce efendileri (!) sizce iş nihayete erince

helalı hoş olsun mu derler, yoksa gel gelelim şu fasulyenin faydalarına mı derler?

Devlet kurmakla bağımsız mı olursunuz, yoksa devleti kurduranların maşası, piyonu

mu olursunuz?

3. Türkiye’nin ve Türkiye’deki dostlarınızın yüzüne nasıl bakarsınız? Türkiyesiz bir

gelecekte neler bekliyor sizi? Bunları düşündünüz mü hiç?

4. Türkiye’nin düşmanları Kürtlerin dostu mudur? Eğer dostuysa ne sebeple dostudur?

Başka sorum yok efendim…

Allah’ın Nusret eli üzerimizden eksik olmasın…

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Milli Hakimiyet | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim