• Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • "Görmedikleri hâlde Rablerinden korkanlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır. Sözünüzü gizleyin, yahut onu açığa vurun; (fark etmez). Şüphesiz Allah, sinelerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir. Yaratan bilmez mi? O, en gizli şeyleri bilir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır."(Mülk, 12-14)
  • "Her kim aşura gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder."(et-Tergîb ve'l-Terhİb 2/116)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:46Güneş 07:12Öğle 12:56İkindi 15:56Akşam 18:28Yatsı 19:47
    • 5°C Kocaeli
    • 15°C İstanbul
    • 3°C Ankara
    • 10°C Rize
  • BIST: 106.991 0.49
  • Altın: 151,481 -0.24
  • Dolar: 3,6762 0.88
  • Euro: 4,3196 0.38

ÇANAKKALE GEÇİLMEDİ Mİ? (2)

Hasan METE

Aklımızı Mustafa Kemal ile bozmuş olduğumuzdan, esas itibariyle bir deniz savaşı olan Çanakkale’de de, cephede bulunan yüzlerce yarbaydan birisi olan Mustafa Kemal’in üzerine kurarız bütün kurguyu. O sırada Çanakkale’de bulunan ve her biri bir general olan ne Enver Paşadan haberimiz vardır, ne Esat Paşadan, ne Cevat Paşadan, Vehip Paşadan ve ne de diğerlerinden…

Dolayısıyla da, yine pek çoğumuz –bilmeyenlerimiz hadi neyse ama işin aslını bilenlerimiz de- Çanakkale cephesindeki en yüksek rütbeli komutanı ise, bırakın konuşmayı hatırımızdan geçirmeyi bile istemeyiz.

Hatırlamak istemeyiz çünkü müttefikimiz Almanya, işi en ince ayrıntıyı düşünmüş, bu maceranın akıbetini Osmanlı komutasına bırakmamış, Çanakkale cephesine, birinci komutan olarak, kendi genelkurmayından General Liman von Sanders’i göndermişti.

Ve Liman von Sanders için -doğaldır ki- önemli olan, itilaf güçlerine ait gemilerin boğazlardan geçmemesiydi; Türk askerinin canı değil. Dolayısıyla da gencecik insanlarımız, yeni mezun Tıbbiyelilerimiz ve türküde söylendiği gibi “15”lilerimiz Çanakkale’de itilaf gemilerinin önünde insandan bir dağ oldu.

Dile kolay; 250 gün direndi bu insanlar, köylüsüyle, şehirlisiyle, okuma yazma bilmeyeniyle ve tabip adayıyla… Tam 25 gün direndiler İngiliz’in, Fransız’ın ve onların sömürgelerinden ithal ettikleri askerlere ve onların acımasız silahlarına karşı.

250 günde 250 bin insanını feda ederek direndi. Bazen bunlar kadar acıtır insanın içini; toptan yok olan 57. Alayın komutanının, askerlerine “Ben size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum” sözüyle, o trajediden 100 yıl sonra bile övünüp duruyor olmamız. Belki de, böyle bir emri verenin Liman von Sanders olması daha az yakardı içimizi. Çünkü biz biliriz ki, savaşta ölmek de vardır. Fakat asıl olan, asıl olması gereken, her yerde ve her zaman, insanı yaşatmaktır.

Çanakkale Savaşı 1916 yılının Ocak ayında bittiğinde, Çar, müttefiklerinden yardım alamamış, Rusya açlığa ve çaresizliğe boyun eğmiş; dolayısıyla da, cephelerdeki aç Rus askerleri silahlarını Çar’a doğru çevirmişler, Bolşevik devriminin zaferi kaçınılmaz hale gelmişti.

250 gün Çanakkale geçilmedi evet. Ama malum, bilahare İstanbul, İngiliz işgal kuvvetlerince işgal edildi. Öyleyse sonucu neden görmüyoruz da halen Çanakkale’yi kutluyoruz? Oturup ağlayacağımıza neyi kutluyoruz? Madem sonunda, Osmanlının payitahtı İstanbul, İngiliz çizmesi ile kirletilecekti, söyler misiniz, Çanakkale’de neyi kutluyoruz biz halen? Değdi mi yani o gencecik, o el kadar çocukların canlarına?

Evet. Enver Paşanın, aklından fazla olan hırsı bize çok pahalıya mal oldu. Padişahtan ve sadrazamdan habersiz, bizi savaşa sokan bir muhteris paşanın maceraperestliği bize çok şeye mal oldu. Bir oldubittiyle girdiğimiz Cihan Harbinin sonunda, 30 Ekim 1918 tarihinde teslim bayrağını çektik ve o geçilmez dediğimiz Çanakkale geçildi, İstanbul 13 Kasım 1918’de işgal edildi.

Hülasa… Bu, kutlanacak bir mutlu son değildir ki kutlayalım. Bu filmin sonu hüzünle biter dostlar sevinçle değil.

Yani… Yalanlarla avunmayı da, anlatılan yalanlara kulak vermeyi de bırakın ve bence, hakikate –çok acı olsa da- katlanmaya çalışın: Bizim 1. Dünya Savaşında ve onun bir cephesi olan Çanakkale’deki serüvenimiz hüsranla biter, zaferle değil.

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Milli Hakimiyet | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim